Yapay Zeka Sonrası Sinemada Beden Temsili

May 14, 2026 19:00 - 20:00
Atölye 5554 · İMÇ 5. Blok Kat:2 No:5554
Yapay Zeka Sonrası Sinemada Beden Temsili

Bugün sinemada beden temsili üzerine düşünmek, yalnızca estetik bir dönüşümü değil; gerçeklik, algı ve öznelik biçimlerinin nasıl değiştiğini tartışmak anlamına geliyor. Yapay zekânın gündelik hayatın parçası hâline gelmesiyle birlikte beden artık yalnızca kameranın kaydettiği fiziksel bir varlık olarak değil; üretilebilen, simüle edilebilen, çoğaltılabilen ve veri olarak yeniden kurgulanabilen bir yapı olarak da algılanıyor.

Günümüz sinemasında bu dönüşüme farklı yönelimler eşlik ediyor. Bir tarafta sentetik görüntüler, algoritmik üretimler ve bedeni dijital olarak yeniden kuran pratikler yer alırken; diğer tarafta fiziksel temasın, analog üretimin, performansın ve bedenin kırılgan maddeselliğinin izini süren işler öne çıkıyor.

Bu konuşma, çağdaş sinemada bedenin hangi biçimlerde yeniden düşünüldüğünü; teknolojik dönüşümle birlikte nasıl çözündüğünü ya da yeniden maddeselleştiğini tartışmaya açıyor. Yapay zekâ çağında bedenin yalnızca nasıl temsil edildiğini değil, görüntü, hafıza, gerçeklik ve temas kavramları üzerinden artık nasıl algılandığını da yeniden düşünmeyi öneriyor

Gizem Aksu

Bağımsız koreograf, dansçı ve akademisyen Gizem Aksu, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü (2010) ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Çağdaş Dans Ana Sanat Dalı’ndan (2014) onur dereceleriyle mezun oldu. Yüksek lisans (2016) ve Sanatta Yeterlik programlarını (2021) aynı ana sanat dalında tamamlayarak Dr. oldu ve birçok ders verdi. Şu an Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde lisans ve yüksek lisans dersleri veriyor. Kendi üretimleriyle Avusturya, Almanya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan, Hindistan, Hollanda, İngiltere, İspanya, Portekiz ve Türkiye’de birçok festivale, bienal ve rezidans programına katıldı ve ödüller aldı.

Sanatçı bedene kolektif ve ilişkisel bir süreç olarak; koreografiye tarihsel, toplumsal ve enerjitik bedenlere yazılan ve kazınan ilişkileri araştıran bir alan olarak yaklaşmaktadır. Film, metin, enstalasyon gibi disiplinlerarası bir zeminde üretimler yapan sanatçı, tüm sanatsal üretimlerini koreografinin geniş tanımı içerisinde konumlandırmaktadır.

Ali Vatansever

Ali, önce tasarım, ardından sinema eğitimi aldı. Kurucularından olduğu Terminal Film bünyesinde, insan hikâyelerini derinlik ve incelikle ele alan filmler geliştirip yönetiyor. İkinci uzun metrajı Saf, 2018 Toronto Uluslararası Film Festivali'nde prömiyerini yaptı. Kısmi olarak sanal gerçeklikte çektiği üçüncü filmi Bir Arada Yalnız ise festival yolculuğuna Tallinn Film Festivali’nde başladı.

Film çalışmalarının yanı sıra TimeLooper’da yaratıcı yönetmen olarak, hikâye anlatımını genişletilmiş gerçeklik (XR) teknolojileriyle buluşturan yeni nesil deneyimler tasarlıyor. Koç Üniversitesi'nde Film Yapımı ve XR dersleri veriyor; m2 Film Lab ve KARMA XR Lab bünyesinde ise kariyerinin erken aşamasındaki sinemacı ve sanatçılara mentorluk yapıyor.

Mine Söyler

Mine Söyler, jeoloji mühendisliği ve sanat tarihi eğitiminin ardından performans, beden ve mekân odaklı çalışmalar yürüttü. Dans, küratörlük ve araştırmayı bir araya getiren projelerde yer alan Söyler, Japon sanatçı Tetsuro Fukuhara ile geliştirdiği “Butoh Uzam Dansı” projesinde çalıştı; Japonya’da çeşitli eğitim ve sanatçı programlarına katıldı. 2021 yılından bu yana SALT kapsamında yürütülen “Türkiye’de Performans Arşivi” projesinde araştırmacı olarak çalışıyor; beden ve hareket ekolojilerine odaklanan Aksak Ritim Platformu bünyesinde üretimlerini sürdürüyor.

Share
MEDART An initiative of Medart Association